Recent Posts

MUFFIN-KEK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MUFFIN-KEK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2012 Cuma

NEKTARİNLİ TERS YÜZ KEKİ


Geçen doğumgünümde, iş yerime çok güzel bir paket geldi. Minnoşum yememiş, içmemiş, düşünmüş, taşınmış, bilenlere danışmış, çok ünlü bloggerlar ile yazışmış ve bana Türkiye'de pek bulunmayan (veya zor bulunan) bir yemek kitabı getirtmiş: Dorie Greenspan, From my home to yours.

Başucuma koydum, her gece yatmadan okuyup durdum. Ne zamandır denemeyi istediğim ters yüz keki görünce de kafaya koydum. Taaa geçen yaz yapıp fotoğraflarını çekmiştim ama işten güçten yayınlamaya fırsatım olmamıştı. Kısmet bugüneymiş dostlar.

Ben biraz değiştirdim tabii, orijinal tarife Dorie Greenspan'in web sitesinden ulaşabilirsiniz. Ha ulaşamazsanız da söyleyin sevdiceğinize, uğraşsın emek versin, size bu kitaptan getirtsin :)



Ne lazım?

3-4 adet nektarin (soyulup, ince ince dilimlenecek)
1 cup un
1 çay kağığı kabartma tozu
1/4 çay kaşığı tuz
1/2 çay kaşığı tarçın
14 kaşık tuzsuz tereyağı
1 cup'tan 2 çorba kaşığı eksik şeker
2 yumurta
1/3 cup süt
Birkaç damla Dr.Oetker vanilya aroması (eğer yoksa anam-babam usulü şekerli vanilin kullanabilirsiniz)
Üzerine parlaklık vermek için reçel suyu (ben şeftali reçeli kullandım)




Nasıl yaptım?

1- Fırını 180 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başladım. Küçük yuvarlak kalıba pişirme kağıdı yaydım.
2- 6 kaşık tereyağını ve 6 kaşık şekeri tavaya alıp erittim. Bu karışımı kalıbıma döktüm.
3- Tereyağlı karışımın üzerine, soyup dilimlediğim nektarinleri dizdim.
4- Diğer tarafta un, kabartma tozu, tarçın ve tuzu karıştırdım. Eleseniz iyi olur ama ben nedense bu ayrıntıyı hep atlıyorum, olaya dan dun giriyorum her seferinde!
5- Geri kalan 8 kaşık tereyağını çırpmaya başladım. Eritmeden çırpıyoruz burada, yumuşak tereyağını kremsi kıvama getiriyoruz. Üzerine kalan yarım cup şekeri koyup bir dakika daha çırptım.
6- Yumurtaları ve vanilyayı ekleyip biraz daha çırptım.
7- Mikserin hızını düşürüp, önceden karıştırdığım kuru malzemelerin yarısını ekledim.
8- Sütü de ekleyip kalan kuru malzemeleri de kaba boşalttım. Un görünmeyene kadar çırpmaya devaö ettim. Yani yaklaşık 1dk daha.
9- Kek karışımını nektarinlerin üzerine yaydım. Kek karışımı biraz katı oluyor, endişeye gerek yok, bu normal bir durum. Spatula ile iyice yaydıktan sonra artık fırına koyabiliriz.
10- Kekin üzeri altın sarısı bir görünüm alıp, içine soktuğumuz kürdan temiz çıkana kadar pişirmek lazım. Yaklaşık 40-45 dakika sürebilir.




11- Fırından çıkınca bir 5 dakika bekleyip, çok soğutmadan ters çevirdim. Üzerine de reçel suyunu sürdüm. Reçel suyu yerine sıcak suyla karıştırdığınız toz jölelerden de sürebilirsiniz.
12- Vanilyalı dondurma ile servis edilirse, akıllara zarar olabilir.






30 Mayıs 2010 Pazar

HAVUÇLU MUFFIN



Her doğum günümde garip bir duygu kaplar içimi. 1 yaş daha yaşlanmanın hüznü filan değil ama; sanki o gün her günden farklı olmak zorundaymış gibi; saatler avcumun içinden kayıyormuş gibi...  Eğer güzel şeyler olmazsa o gün boşa gidecekmiş de 1 yıl daha beklemek zorunda kalacakmışım gibi!

Çok özenirim o yüzden. Daha önce giymeyip özel zamanlara sakladığım veya kendime gerçekten yakıştırdığım güzel kıyafetlerimi giymeye çalışırım. Daha önce hiç gitmediğim ama merak ettiğim yerlere gitmeye çalışırım. Daha önce yemediğim ilginç şeyleri yemeye çalışırım.

Kendime başka nasıl türlü bir ödül verebilirim? Nasıl kendime sürpriz yapabilirim, şaşırtabilirim?

Kalabalık kutlamaları da sevmem mesela. Çünkü o kadar çok insanı memnun etmekle uğraşmak istemem; onlarla ilgilenmek istemem açıkçası. Benim günüm o gün yahu, kimseyle uğraşamam, kendimle ilgilenmeliyim! Önemli olan insanlar değil, mekan da değil aslında; ben o gün nerede ve kiminle olmak istiyorsam öyle olması...

Geçen Salı doğum günümdü.
Aynen anlattığım gibi 3 kişilik bir parti kurguladım.Ben, Miyaw, Boncuk...
Boncuk benim 12 yaşımdan beri arkadaşımdır; yıllar sonra izini sürüp bulduğum. İyidir hoştur. Kötü gün dostudur. Bu güzel günümde yanımda olmaması önemli değildir. Yine de kendisine bir çift lafım mevcuttur.

Mekanın önemli olmasına bozulup gelmeme kararını bana mail atmak suretiyle bildirdi. Çok kurumsaldır da kendisi :)
Şu an açıklıyorum; pişman değilim :) Seni memnun etmeye uğraşmadığım için pişman değilim, çünkü benim günümdü o gün. Tıpkı senin doğum gününde sen kendini özel hissedesin diye uğraştığım gibi, senden de aynı şeyi beklediğim için ise çok üzgünüm. Sen sanırım İstanbul'lu oldun artıkın. Ben hala Çukurova'lıyım, kafam ve kalbim öyle çalışmakta.

Hala iki elin parmaklarını geçmeyen sıkı dostlarımdan lafımı esirgemiyorum, kendimi kasmıyorum onların yanında; yani kendim oluyorum. Birşey söylemek istediğimde zırt diye söylüyorum mesela; mail atmıyorum. Ve galiba onlardan da aynı samimiyeti bekliyorum.
Israrla bekliyorum yahu! Yılmadım yani!

Beni yalnız bırakmayan ve bilumum şımarıklıklarıma ses etmeyen kadim dostum Miyaw'a da teşekkür ediyorum. Nereye gittiğimizi ve ne yediğimizi merak edenler için Miyaw'dan gelsin; yıkılmadık ayaktayız
Genel konseptten de oldukça saptım farkındaysanız :)

Öhöö öhööm evet efendim bugün sizlerle bol cevizli, mis gibi tarçın kokulu, bir o kadar da sevimli minnoş minnoş muffinler yapacağız... Yani ben yaptım da siz de yapın diye diyorum :)



Ne lazım?

3 yumurta
1,5 bardak şeker
1 adet rendelenmiş havuç
2 bardak un
1/2 bardak sıvı yağ
1 bardak süt
1 bardak dövülmüş ceviz
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu

Nasıl yaptım?

1. Yumurta ve şekeri çırptım. Bembeyaz oldu.
2. Kalan sıvı malzemeleri ekleyip biraz daha çırptım.
3. Tüm kuru malzemeleri ekleyip biraz daha çırptım.
4. En son havuç ve cevizi ekleyip azcık karıştırdım.
5. Küçük muffin kalıplarına paylaştırarak 180 derece önceden ısınmış fırında pişirdim.
6. Yerseniz kilo alırsınız. Yapın ama yemeyin.

19 Mayıs 2010 Çarşamba

REÇELLİ MUFFIN ÇÖREK


Güzel yemek yapmak yetenek işi mi? Belki biraz. Ama bence iyi yemek yapmak için hem zihinsel zekanın, hem duygusal zekanın, hem de ruhsal zekanın (S.Q-Başarının gizemli boyutu diye de adlandırılıyor) gelişmiş olması lazım.
Düşünmek lazım, vakit ayırmak lazım, hesap yapmak lazım. Hayal etmek lazım.
Buradaki fikri görünce çok parlak ve zekice olduğunu düşündüm mesela. Muffin değil tam anlamıyla, ama şekli şemali mayalı bir hamura göre çok düzgün. Pufidik pufidik bir şey işte.
Ben tarifi biraz değiştirdim.



Ne lazım?

Hamuru için:
1 bardak ılık süt
1/2 bardak sıvı yağ
4 çorba kaşığı şeker
1 paket instant maya
3 bardak un
1/2 paket kabartma tozu
1/2 çay kaşığı tuz

İçine:
3/4 bardak marmelat (Ben çilek reçelini mutfak robotunda çektim)
Ceviz
Fındık
Kuru üzüm (Yarım saat kadar suda beklettim)
Tarçın


Nasıl yaptım?

1. Hamur için gerekli olan tüm kuru malzemeleri karıştırdım. (Maya hariç)
2. Ortasını açıp mayayı koydum. Mayanın üzerine ılık sütü de döküp yoğurdum. Bir bez ile örterek 1 saat kadar mayalanması için bıraktım.
3. Kabaran hamuru yaklaşık 5 mm kalınlığında açtım ve reçeli sürdüm.
4. Üzerine tarçın, ceviz, fındık ve kuru üzümü serptim. Sonra uzun kenarından kıvırarak rulo yaptım.
5. Bu ruloyu 12 eşit parçaya bölerek muffin kalıbına yerleştirdim. Yarım saat daha iyice mayalanması için beklettim.
6. Soğuk fırına koyup, 180 dereceye ayarladım.
7. Üzerleri kızarınca olmuş demektir. Çok sıcakken kalıplardan çıkarmamak lazım. Afiyet şeker bal olsun.