Recent Posts

SEBZE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SEBZE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2012 Cuma

PATATESLİ OMLET



Her Pazar sabahı uyandırılma şeklim şudur: "Bu sabah bize ne yapacaksın Meriç koko?"

Koko nedir derseniz, bebekken yediğim ve içinde yumurta, süt, peynir, muz, bal gibi malzemelerden oluşan bir karışıma verdiğim isimmiş. Kazık kadar oldum ama hala bana koko diye hitap etmeleri güzel :) Anne-babalarımızın gözünde hep çocuk olarak kalacağız galiba, öyle değil mi?

Geçen Pazar sabahı da gelenek bozulmadı ve yine "kahvaltıdan sorumlu aile bakanı" olarak mutfağa geçtim ve bu patatesli omleti yaptım.

Bildiğimiz patatesli omletlerden farkı ise, patateslerin kızartmaya gerek olmadan, azcık zeytinyağı ve su ile pişirilmesi.



Ne lazım?

4 orta boy patates, küçük küpler halinde doğranmış
4 yumurta
2 tane yeşil biber
4 tane taze soğan
Nane-maydonoz
Zeytinyağı
Tuz
Karabiber
Üzeri için kaşar peyniri


Nasıl yaptım?
1- Patatesleri teflon tavaya alıp, üzerine 3 çorba kaşığı zeytinyağı, 4 çorba kaşığı su ve 1 çay kaşığı kadar tuzu ekledim. Kapağını kapatıp, orta ateşte pişirdim. 
2- Bir yandan da yeşil biberi, taze soğanları ve yeşillikleri doğradım. 
3- Patatesler pişip hafif kızarmaya başlayınca, yeşil biber ve taze soğanın beyaz kısımlarını ekleyip 1-2 dakika daha ateşte karıştırdım.
4- Yumurtaları çırpıp, yeşillikleri ve taze soğanın yeşil kısımlarını ekledim. Patateslerin üzerine döktüm. 
5- Yumurtaların her patatese değmesini istediğim için hafifçe karıştırıp yavaya düzgünce yaydım. 
6- Omletin alt tarafının çıtır çıtır, üst tarafının ise yumuş yumuş olması için, ocağın kuvvetini biraz artırmak lazım. Bu esnada tavanın kapağını kapattım.
7- Pişmesine yakın kaşar peynirini serpip, 1 dakika daha kapağını kapalı tuttum. 
8- Kalıp gibi çıkan omleti, dilimleyerek servis yaptım.









25 Nisan 2011 Pazartesi

TERİYAKİ SOSLU VE TAZE KİŞNİŞLİ SOMON 
VE SEBZELİ NOODLE


İş yerinde taşınma-büyüme telaşı, yeni arkadaşlar, yeni müşteriler, yeni gelişmeler... Yeni bir yer, yeni masa, açılmayı bekleyen koliler, düzenlenmesi gereken dosyalar arasında bir yandan hepsi acil olan işler...
Yazmadığım için yemek yapma eylemlerim bitti sanılmasın.
Tabii ki devam ediyorum.
Lakin bir yandan işteki eylemlerim de devam ediyor ve onu erteleme şansım tabii ki olmuyor.
Haftasonu ise aileyle zaman geçir, arkadaşlarla buluş derken zaman göz açıp kapayana kadar geçiveriyor.
Dün arkadaşlarla yaptığımız "Paella & Sangria Night"ın ardından hızımı alamayarak geceyi "Canım Ciğerim"de dürüm yiyerek noktalamıştım.
Bu yediklerimin ertesi gün bile beni idare edeceğini düşünenler yanılıyor. İçimden fışkıran noodle ve somon balığı isteğimle akşamüstü 16:00 sularında Miyaw'ı aradım.
Hiç üşenmedik hemen marketin yolunu tuttuk.
Marmara Forum'daki Carrefour çok takdir edilesi. Ne ararsak bulduk, hatta fazlasını da.
Eve geldiğimizde hava kararmaya başlamıştı. Bu koşullara rağmen fotoğrafları çok nefis çeken Miyaw'ı öper, sevgilerimi sunarım.
Umarım dün ayıla bayıla yediğimiz paelladan da en kısa zamanda yaparız.


Ne lazım?

4 parça somon balığı (her biri yaklaşık 250 gr idi. Pullarının iyice temizlenmiş olmasına dikkat etmek gerekiyor)
50 ml teriyaki sos (ben Amoy marka kullandım)
Taze kişniş
Yarın kahve finacı kadar riviera zeytinyağı
Taze çekilmiş karabiber
1 tane defne yaprağı


Sebzeli Noodle için ne lazım?

1 paket noodle (350 gr, egg noodle)
1 paket kestane mantarı
1 adet renkli biber
2 adet chili biberi
1 adet yeşil köy biberi
1 adet bostan kabağı
1 adet havuç (rendeledim)
1 kök rezene
1 adet kuru soğan
1 sap taze sarmısak (kuru da kullanabilirsiniz)
7-8 adet baby mısır
75 ml soya sosu (ben Kühne marka kullandım)



Nasıl yaptık?

1. Somon balıklarını zeytinyağı, taze çekilmiş karabiber, defne yaprağı ve teriyaki sosun yarısı ile marine ettik.
2. Tüm sebzeleri ince uzun (jülyen) doğradık.
3. Wok'ta önce soğan ve sarmısakları, ardından biberleri, sonra mantarları soteledim. Şimdiki aklım olsa mantarları ayrı bir yerde soteleyip sonradan eklerdim. Zira suyunu bırakarak diğer sebzeleri yumuşatıyor.
4. Rezene, kabak ve havuçları da ekleyerek sotelemeye devam ettik. Ateşten almaya yakın soya sosunu ekleyerek bir kenara aldık. Sebzelerin çok pişmeden diri kalmasına dikkat etmek gerekiyor.


5. Yaklaşık 1 saat zeytinyağı ve teriyaki soslu karışımda bekleyen somon balıklarını kızdırılmış teflon tavada önlü arkalı pişirdim. Çok çabuk pişiyor ve fazla da koku yapmıyorlar. Bu arada balıkların derileri pişerken kendiliğinden balıktan ayrıldı.
6. Bir yandan da noodleları kaynayan suya attım. Yaklaşık 9-10 dakika haşlayıp süzmek gerek. Süzdükten sonra soğuk sudan geçirdik.


7. Woktaki sebzeleri tekrar ateşe alarak, noodlelar ile birkaç dakika karıştırdık.


8. İki tarafı da iyice kızaran somonları ve sebzelerle karışan noodleları servis tabaklarına aldık.
9. Tavada kalan yağ ve sosun üzerine kalan teriyaki sosunu ve doğranış taze kişnişleri de ekleyip birkaç dakika pişirdik. Bu sosu somonların üzerine gezdirdik.


10. Yanına birkaç parça da zencefil turşusu koyduk.
11. Ohh çok da güzel oldu, pek de güzel oldu.



3 Ekim 2010 Pazar

KURU SEBZE DOLMASI



Ben geldim.
Nihayet uzun bir aradan sonra tekrar buradayım.

Yokken neler oldu?
Gece gündüz demedim çalıştım...
Karşılığında kendime araba hediye ettim.
Berfu'muzu evlendirdik. Yazılara ara verme sürecinin başlaması o yoğunluğa denk gelir hatta...
Düğün öncesi kına için Mersin'deydik. Düğün için İstanbul'a geri döndük.
Eren'imizi evlendirdik; Adana'ya gittim.
Bayramda Mersin'deydim.
Gonca'mızı evlendirdik; Adana'ya gittim.
Koskoca yaz tatilinde sadece bir haftasonu Bozcaada'ya gittim; tatil bu yani.
Biraz daha kilo verdim. Böylece toplam 12 kiloya ulaştım, yuppi!
Sonra bir haftasonu iş için Sapanca'ya gittim.
Durumdan da anlaşılacağı gibi boş kaldığım her an dinlendim veya nefes almak için kendimi dışarı attım.


Bir düşündüm de, birkaç aylık yaz mevsimi içine bayağı fazla ufak gezi sığdırmışım. Ailece gezmeyi çok severiz zaten; yurdumdaki her memleket bizim için bir değer, her insandan öğrenecek bir şey var.
Acayip de kolay adapte oluruz. Evlerindeki keyifli sofralarına davet ederler.
Annemler Batman'dayken öğrendiğim bir yemek...
Çok da zahmetlidir aslında; ama madem bu kadar arayı açtım, abidik kubidik bir şey yapmayayım dedim.
Ön hazırlık, fotoğraflar, fotoğrafların düzenlenmesi, pişme süresi derken tüm günümü aldı.
Ama bence değdi.


Ne lazım?
Yaklaşık 50 adet kurutulmuş sebze (Patlıcan-kabak-biber)
1/2 kg kuzu eti (kıvırcık kuzudan, böylece kokmuyor. Minik minik doğradım)
1 demet taze reyhan
1 demet maydonoz
2 soğan
6-7 diş sarmısak
7-8 tane yeşil biber ( Ben tombul köy biberlerinden kullandım)
1 tane domates
1 su bardağı pirinç
1 çorba kaşığı acı biber salçası
1 çorba kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı pul biber
1 tatlı kaşığı tuz
3 çorba kaşığı nar ekşisi
1/2 su bardağı zeytinyağı (Yağlı güzel oluyor hiiiç laf etmeyin!)



Nasıl yaptım?

1. Kuru sebzeleri ayrı ayrı 15'er dakika suda haşladım. Süzüp, soğuk sudan geçirdim.
2. Tüm iç malzemelerini minik minik doğrayıp karıştırdım.
3. Üzerlerinde biraz boşluk bırakarak gevşek gevşek doldurdum. Sebzelerin ağızlarını kapatıp tencereye dizdim.
4. Üzerine ağırlık yapması için tabak koyup, tencerenin yarısına kadar su koyup pişirdim.
Pişmesine yakın da Batman'dan getirdiğim tane sumaklardan bir avuç kaynatıp, sumak ekşisini de tencereye döktüm.
5. 5 dakika daha pişirip altını kapattım.

19 Nisan 2010 Pazartesi

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR

Yemek yapmaktan daha güzel olan şey, yemek yemek... Dün şuna karar verdim: Yemek yemekten daha güzel olan şey, istediğini giyebilmek. Belki bu biraz elmalarla armutları karşılaştırmak gibi oldu ama ikisi de insana haz veren şeyler değil mi? Ve artık şuna eminim ki, daha sağlıklı olmak ve daha iyi hissetmek için bazı yemeklerden vazgeçebilirim :)

Dün bir pantolon aldım mesela. Daha önce o mağazanın hiç bir şeyi olmazken üzerime, şıp diye oluverdi açık mavi renkli jean! Şok şok şok! Beni gören zannederdi ki, acaip önemli birşey başarmışım, çocuklar gibi şendim yani :)

Neyse, geçen hafta verdebildiğim 300 gr'ın ardından, beslenme uzmanım bana bol enginarlı bir liste vermişti. E çok severim zaten! Bu sabah erkenden uyanıp yapıverdim. Enginarın özel bir karakteri olduğuna inanıyorum. O kadar büyük yapraklı, tüylü müylü birşeyin içinden çıkan ufacık lezzetli bir çanak...


Ne lazım?
4 enginar (Çok büyük olanlar genelde kılçıklı oluyor; dikkat)
250 gr bezelye
1 havuç
1 soğan
Dereotu
Zeytinyağı
Tuz
Taze çekilmiş karabiber


Nasıl yaptım?
1. Soğanı ince doğrayıp, zeytinyağında biraz kavurdum.
2. Bezelye ve havucu ekleyip kavurmaya devam ettim.
3. Tuz ve taze çekilmiş karabiberi ekledim.
4. Enginarları da tencereye alıp, bezelyeleri enginar çanaklarına paylaştırdım.
5. Yaklaşık 1 bardak sıcak su ekleyip, kapağını kapattım.
6. Suyu bitebilir, sık sık kontrol etmek lazım. Havuç ve bezelyeler pişince enginar da pişmiş demektir.
7. Soğuk yenmesi gerekir :) Dereotuyla servis edilebilir.

Photographed by Aras